Tarih: Cum May 01, 2009 7:22 pm Mesaj konusu: Sıhhi Tesisatlarda Termal Balanslama ve Lejyonella Hastalığı
Sıhhi tesisatlarında tıpkı ısıtma sistemlerinde olduğu gibi tesisatın her kısmında düzgün bir akış dağılımı sağlanması için balanslanması gerekmektedir. Sıhhi tesisatları balanslamak için iki değişik yol vardır.
Bunlardan birincisi :
Statik Metot : Bu yöntemde tesisatın belirli yerlerine fazla dP’yi dolayısı ile akışı düşürmek için kısma vanaları konur. Bu yöntem fakat tesisatın her yerinde düzgün bir ısı dağılımı sağlamaz, çünkü....
- Zaman içerisinde borular içerisinde oluşan kireçlenme sistemin dinamik karakterini değiştirir.
- Hesaplanandan farklı ısı kayıpları. Ortam ısısının kayıplar üzerindeki etkisi.
- Dış duvarlara yakın boruların hesaplanandan daha farklı şartlara maruz kalmış olması.
- Sıhhi tesisat sistemlerinde sıcak suyun karakterinden dolayı sistem karakteri çok değişkendir.
Dinamik Metot -Termal Balanslama: Termal veya bir başka değişle dinamik balanslama termostatik esaslı balans vanaları kullanarak sistemin her tarafında değişen çalışma koşullarından bağımsız olarak eşit bir dağılım sağlanması prensibi ile çalışmaktadır.
Ayar basit olarak vana üzerindeki skala marifetiyle istenilen sıcaklığın set edilmesi yöntemi ile yapılır.Termal balanslama sayesinde, klasik sistemde tesisatın her noktasında düzgün bir dağılım sağlamak için gerekli olan hesapların yapılmasına artık gerek kalmaz.
Termal balans vanası gerekli olan sıcaklığı sağlamak için gerekli min. akışı otomatik olarak kendisi ayarlamaktadır.
Lejyonella hastalığı :
Son 4-5 senede özellikle toplum ve medya tarafından kullanım suyunun hijyeni üzerine yoğun bir ilgi oluşmaya başladı. Bunun başlıca sebeplerinden birisi tabiki lejyonella bakterisinin keşfi olmuştur.
Lejyonella bakterisi özellikle şu ortamlarda hızla çoğalmaktadır :
- Sıcak Su kullanım suyu sistemleri
- Soğutma kuleleri
- Buharlaştırma üniteleri
- Büyük klima sistemleri
- Jakuziler
- Solunum cihazları
- Ufak portatif nemlendiriciler
Aşağıda lejyonella hastalığı ile ilgili yapılmış bir araştırmanın sonuçları yer almaktadır.
Lejyonella Bakterisi ile ilk bulgular 1968 senesine dayanmaktadır fakat hastalıkla ilgili araştırmalar taki lejyonella bakterisi 1976 senesinde Filedelfiyada bir otelde konvansiyona katılan 28 lejyon üyesinin hayatına mal olana kadar başlatılmamıştır.
Lejyonella’nın yaklaşık 50 türü vardır ve bunlardan 18 kadarı ölümcül hastalıklara sebep olabilmektedir. Bunlar L.pneumophila, L.bozemani, L.micdadei gibi.
Lejyonella hastalığı lejyonella bakterisinin yol açtığı bir hastalıktır. Bu hastalığın iki türü vardır.
- Lejyonellas hastalığı ki bu en tehlikeli ve ölümcül olan türüdür.
- Ponçiak ateşi denilen türü ise hafif ateşle atlatılan bir hastalıktır.
Lejyonella hastalığının sprey haline gelmiş suyun solunması ile bulaştığı göz önünde bulundurulduğunda , suyun bu şekilde bulunduğu yerlerde lejyonella hastalığının bulaşma riski daha fazladır.
Hastalığın bulaşması için en ideal ortanlar boylerin bulunduğu apartmanlar, ticari binalar, hastaneler ve otellerdir. Örnek olarak duş, jakuzi, nemlendirici, su fıskiyesi gibi suyun sprey olarak sıkıldığı ve ciğerlere taşınmasının çok kolay olduğu uygulamaları gösterebiliriz.
Lejyonella hastalığının semptomları nelerdir?
Lejyonella bakterisi bulaşmış olan kişilerde genelde ateş ve öksürük olur. Bazı hastalarda ise iştah kaybı, baş ağrısı, kas ağrısı, yorgunluk gibi şikayetlerde olabilir. Genelde akciğer filmi tanı koymak için yeterli olmakla beraber lejyonella başka hastalıklarla da karıştırılabildiği için başka testlere de ihtiyaç duyulabilir.
Lejyonella kimlere bulaşır?
Lejyonella hastalığı her yaştaki insana bulaşabilir ama genelde orta yaşlı ve yaşlı sigara içen ve kronik rahatsızlığı bulunan insanlar üzerinde daha etkili olur.
Bağışıklık sistemini baskı altında tutan ilaç kullanan kişilerde daha üst risk seviyesindedir.
Sadece Avrupa’da senede 5000-10000 arasında lejyonella vakası tespit edilmekte ve bunların %5 ölümle sonuçlanmaktadır.
Lejyonella hastalığının tedavisi nasıl yapılmaktadır?
Hali hazırda lejyonella’nın tedavisi için Eritrosin tavsiye edilmektedir. Çok ciddi durumlarda ikinci bir ilaç olarak rifampinde kullanılabilir. Ponçiak ateşi özel bir tedavi gerektirmemektedir.
Lejyonella Bakterisi hangi ortamlarda ürer?
Lejyonella bakterisi insan yapımı ve doğal sulu ortamlarda bulunmaktadır.
Bakteri 22-43C arsındaki sıcaklıklarda kolayca ürer. Lejyonella bakterisinin üremesi için en uygun sıcaklık 36C’dir. Hücrelerin yenilenmesi için bu sıcaklıkta gereken süre 6 ila 8 saattir.
Bakterinin biofilm ve mikrop olarak üremesi 67C’de dahi mümkündür. Büyüme pH 5,5-9,2 ve en uygun ortam olarak da pH6,8-7 arasında olur. Su içerisinde askıda katı maddeler, biofilm ve amiplerde lejyonella’nın üremesini hızlandıran etmenlerdir.
46C’nin üstündeki sıcaklıklarda bakteriler ölür. Bakteri yoğunluğu ve zaman arasında lineer bir oran vardır. Dolayısı ile 50C bakteri konsantrasyonunun 1000 adetten 100 adete düşürmek için geçen süre yaklaşık 2,3 saattir. Pastörizasyon süresi yüksek sıcaklıklarda çok daha düşüktür. 50C’de gerekli pastörizasyon süresi 7 saat iken 54C’de gerekli pastörizasyon süresi yaklaşık 1,3 saattir. 48C’de bütün lejyonella bakterilerini öldürmek için gerekli olan süre ise yaklaşık 30 saattir.
Sonuç olarak su sıcaklığının periyodik olarak yükseltilmesi bakteri yoğunluğunu azaltılacak fakat tamamen yok etmeyecektir. Aynı fenomen tesisatın suyun az hareketli olduğu kısımları içinde geçerlidir. Ayrıca belirtilmesi gereken bir diğer hususta bakterilerin sadece suda değil boruların iç tabakalarında da üreyebildikleridir.
Yeni keşfedilen bir diğer tür lejyonella bakterisi ise amip ve diğer mikropların içersinde yaşayarak bu mikropları bir kalkan olarak kullanmakta ve üremelerini bu şekilde sürdürmektedirler. Bu durumda ise su sıcaklığının ancak 70C’ye çıkarılması bakterilerin öldürülmesi için yeterli olmaktadır. fakat su sıcaklığının tabi bu kadar arttırılması yanma riskini de yükseltmektedir.
Lejyonella bakterisi insan sağlığına çok büyük bir tehdit oluşturabilmektedir. Hali hazırda lejyonella riskini azaltmak için bilinen en etkili yöntem termal dezenfeksiyon yöntemidir. Bu ise en ucuz ve kolay bir biçimde Danfoss termal balans vanaları kullanarak yapılabilir.
Sıhhi tesisat tasarımında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır.
- Boruların sistemin her tarafında istenen sıcaklığa ulaşılabilmesi yalıtımının iyi yapılmış olması gerekmektedir.
- Sirkülasyonun iyi sağlanmış olması ve sistem içerisinde ölü noktalardan kaçınılmış olması gerekmektedir.
- Su içerisinde askıda katı maddeler ve diğer kirlilik yaratacak partiküllerin olmaması gerekmektedir.
- Periyodik olarak sıcaklığı 70C’ye çıkarmak yoluyla termal dezenfeksiyon yapılmalıdır.
gelişen teknolojinin getirdiği olumsuzluklar
bu virüsü önleyen ürünlerde var
özel pvc borular...
Haklısın soner bu lejyonella hastalığı için özel borular mevcut.
yakın zamandaq bu borularla ilgili bir döküman yayınlayalım.
Hazır konu açılmışken lejyonella mikrobu doğada her yerde bulunan bir mikrop, içtiğimiz suda dahi olan bu mikrop sıcaklık arttıkça inanılmaz üremektedir. Yanılmıyorsam 25-45C arasında 1 e 100-200 gibi büyüme oranı var.
Bu mikrop Plastik tesisat pprc polipropilen tesisatlarda saklanabilmektedir.
Bu boruların içerisinde sıcak akışkan sayesinde 1-2 sene içerisinde çatlaklar oluşmakta ve termal şoklama yöntemi ile 65c ye çıkarılsa dahi bu çatlaklarda saklanıp yaşamını sürdürebiliyor.
Bu yüzden hastahane ve özel yerlerde Cp boru kullanıması gereklidir... _________________ Autocadturk.com - Mekanik,Üretim, Tasarm, Dizayn işlerinin AUTOCAD ile güncelleştiği bilgi ağıautocadturk.comTürkiyenin en geniş cad/cam arşivi,lisp,cad,cam,3dsmax
admin Site Admin
Kayıt: Oct 28, 2007 Mesajlar: 270 Nerden: Ankara
Tarih: Sal May 05, 2009 6:14 pm Mesaj konusu:
Sıhhi Tesisatlarda Termal Balanslama ve Lejyonella Similasyonu
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız